Yaşam ve Ölüme Dair Bir Anlatı

Şu sıralar bolca Venedik Bienali paylaşımıyla karşınıza çıktık, bir süre daha devam edeceğiz gibi görünüyor. :) Bienalin belki de en sarsıcı ve düşündürücü pavyonlarından Danimarka, Uffe Isolotto tarafından tasarlanan ve Jacob Lillemose küratörlüğünde gerçekleşen "We Walked the Earth" isimli enstalasyonuyla, 59. Venedik Bienali'nde izleyiciyle buluşuyor. Bir yönüyle Danimarka'daki pastoral çiftlik hayatını anımsatan diğer taraftan gerçeküstü bir dünyaya kapı açan eser, beraberinde belirsizliğin hakim olduğu bir dünyada, yaşam ve ölüme dair bir anlatı sunuyor. Yerleştirme, Yunan mitolojisinde yarı insan yarı at görünümünde tasvir edilen, biri henüz doğmuş olan üç kişilik Kentaur (Yunan mitolojisinde kısmen insan ve kısmen at görünümlü yaratıklar) ailesine odaklanıyor.


Pavyondaki odalara sirayet eden çiftlik atmosferinde yüz ve vücut hatları ortalama bir insan formundan büyük olan, kadın ve erkek olmak üzere iki Kentaur'a ait beden tasvirleri bulunuyor. Erkek bedenini tasvir eden Kentaur, kendisini asarak hayatına son verdiği odada, tavandan sarkan cansız bedeniyle sergileniyor. İzleyici, başka bir odadaya geçtiğindeyse yeni doğum yaptığı anlaşılan ancak yaşamını kaybeden diğer Kentaur'un hareketsiz bedeniyle karşılaşıyor. Danimarka Pavyonu kurguladığı anlatıyla, günümüz dünyasında süregelen daimi değişim ihtiyacıyla ona adapte olmak için verilen mücadeleye işaret ediyor. Hareketsiz beden tasvirleriyse zahmetli ve zorlu geçen adapte sürecinde hissedilen, katlanma ve dayanma hâlini çağrıştırıyor.



Uffe Isolotto, "We Walked the Earth", 59. Venedik Bienali